2035’e DOĞRU ÜNİVERSİTE SEÇMEK
Mütevelli Heyet Başkanımız Dr. Talip Emiroğlu’nun kaleminden
2035’e DOĞRU ÜNİVERSİTE SEÇERKEN
Üniversitenin size ne anlattığına değil, mezun ettiği öğrencinin neye dönüştüğüne bakın.
Ancak üniversite seçimi daha karmaşık bir karardır. Çünkü burada yalnızca iyi bir eğitim değil, gencin mesleğini ve geleceğini etkileyen bir tercih söz konusudur.
Eskiden üniversite seçiminde üniversitenin adı, bölümün itibarı, akademik kadro ve mezuniyet sonrası iş bulma imkânı başlıca ölçütlerdi. Bunlar hâlâ önemli; fakat artık tek başına yeterli değil.
Değişen Dünyaya Hazırlık
Dünya hızla değişiyor. Yapay zekâ bazı meslekleri ortadan kaldırmasa bile hemen hepsinin yapılış biçimini dönüştürecek. Bugün üniversiteye başlayan bir gencin mezun olduğunda nasıl bir iş dünyasıyla karşılaşacağını tam olarak bilmiyoruz.
Bu nedenle yalnızca “Hangi mesleği seçmeliyim?” diye sormak eksik kalıyor. Asıl sorulardan biri şu olmalı:
“Değişen dünyaya beni hangi üniversite daha iyi hazırlayabilir?”
Bu sorunun devamında, bir üniversiteyi değerlendirirken şu başlıklara bakılmalı:
- Mesleki beceri: Öğrencisine yalnızca diploma mı veriyor, yoksa mesleğini uygulayabilmesi için gerekli becerileri de kazandırıyor mu?
- Gerçek iş deneyimi: Öğrenci üniversitedeyken staj yapıyor, proje geliştiriyor, takım içinde çalışıyor ve problem çözmeyi öğreniyor mu?
- Yapay zekâ kullanımı: Öğrenci kendi alanındaki yapay zekâ araçlarını kullanmayı öğreniyor mu?
- Disiplinler arası eğitim: Kendi bölümünün dışında dersler, sertifikalar ve beceri programları alabiliyor mu?
- Yabancı dil ve iletişim: Farklı kültürlerle ve uluslararası çevrelerle iletişim kurabilecek imkânlara sahip mi?
- Sürekli öğrenme: Üniversite yalnızca bilgi aktarıyor mu, yoksa öğrenmeyi öğrenme becerisi de kazandırıyor mu?
- Sektör bağlantısı: Öğrenciler sektörle birlikte proje geliştirebiliyor, girişimciliği deneyebiliyor ve iş dünyasını yakından tanıyabiliyor mu?
- Sosyal gelişim: Spor, sanat, sosyal sorumluluk ve takım çalışmalarına katılma imkânı sunuyor mu?
- Etik ve insani gelişim: Öğrencinin etik muhakemesini, iletişim becerisini, sorumluluk duygusunu ve insan ilişkilerini güçlendiriyor mu?
Çünkü geleceğin en önemli yetkinliklerinden biri, değişen koşullara göre kendini sürekli geliştirebilmektir.
Mezuniyet eğitimin sonu olmamalıdır.
Bir genç tıp, hukuk, mühendislik, psikoloji veya işletme okuyabilir. Ancak mezuniyetle birlikte öğrenmenin sona erdiğini düşünüyorsa, geleceğin dünyasında çok zorlanacaktır.
Bu yüzden, diploma eğitimin sonu değil, sürekli öğrenmenin başlangıcıdır.
Bu anlayış, üniversitelerin de değişmesini gerektiriyor. Öğrenciyi dört yıl boyunca aynı program içinde tutan, ağırlıklı olarak sınıfta bilgi aktaran ve sonunda diploma veren klasik model giderek yetersiz kalıyor.
Üniversiteler daha esnek olmalı. Öğrenci kendi bölümünün dışında dersler, sertifikalar ve beceri programları alabilmeli; sektörle proje geliştirebilmeli; girişimciliği deneyebilmeli; uluslararası ortamlara katılabilmeli; spor, sanat, sosyal sorumluluk ve takım çalışmalarında yer alabilmeli.
Bir başka önemli ölçüt de yapay zekâ eğitimi:
Yapay zekâ yalnızca bilgisayar mühendislerinin konusu olmamalıdır.
Doktor, hukukçu, psikolog, işletmeci ve öğretmen de kendi alanında yapay zekâyı nasıl kullanacağını öğrenmeli. Her fırsatta vurguluyorum,
gelecekte rekabet büyük ölçüde insanlarla yapay zekâ arasında değil, yapay zekâyı etkin kullananlarla kullanamayanlar arasında yaşanacak.
Fakat teknoloji becerisi de tek başına yeterli olmayacaktır.
Etik muhakemesi, iletişim becerisi, sorumluluk duygusu ve insan ilişkileri zayıf bir genç yetiştirmek eğitimin eksikliği olacaktır.
Üniversite meslek insanı yetiştirirken, aynı zamanda ahlaklı ve irfanlı insan olmayı da teşvik etmelidir.
Bu nedenle ailelere ve gençlere kampüse, binaya, laboratuvara veya üniversitenin reklamlarına bakmakla yetinmemelerini öneriyorum.
Mezunlarına bakın,diyorum.
Şu soruların cevaplarını araştırın:
- Mezunlar nerede çalışıyor?
- Ne kadar sürede iş buluyorlar?
- Mesleklerinde ilerleyebiliyorlar mı?
- Kendi işini kuran mezunları var mı?
- Uluslararası alanda çalışan mezunları bulunuyor mu?
- Mezuniyetten beş yıl sonra kendilerini geliştirmeye devam ediyorlar mı?
Çünkü bir üniversitenin gerçek kalitesi giriş kapısında değil, çıkış kapısında anlaşılır.
Yani,Üniversitenin size ne vaat ettiğine değil, mezununu hayata ne kadar hazırlayıp gönderdiğine bakın.
Önümüzdeki dönemde iyi üniversiteyi yalnızca verdiği diploma veya aktardığı bilgi belirlemeyecek. İyi üniversite; öğrencisine meslek, beceri, teknoloji okuryazarlığı, düşünme yeteneği, etik değerler ve değişime uyum kapasitesini birlikte kazandırabilen üniversite olacaktır.
Gençler üniversite seçerken şu soruyu sormalı:
“Bu üniversite beni yalnızca bugünün mesleğine mi hazırlıyor, yoksa henüz ortaya çıkmamış bir mesleğe de mi hazırlıyor? Geleceğin dünyasında ayakta kalabilecek şekilde mi yetiştiriyor?”
Bence geleceğin üniversitesini belirleyecek asıl soru budur.


